Araç Kiralama Şirketlerine Elektrikli veya Hibrit Araç Şartı: Yeni Yönetmelik Neyi Değiştiriyor?

Araç Kiralama Şirketlerine Elektrikli veya Hibrit Araç Şartı: Yeni Yönetmelik Neyi Değiştiriyor?

Araç kiralama sektörünün kuralları 2027’de ciddi biçimde değişecek. Ticaret Bakanlığı’nın yeni düzenlemesi yalnızca depozito, yetki belgesi ve araç yaşı gibi klasik kiralama başlıklarına dokunmuyor; belirli işletmelerin filosuna elektrikli veya hibrit otomobil eklemesini de zorunlu hale getiriyor.

Elektrikli Dünyası açısından yönetmeliğin en ilginç tarafı burada. Belirlenen büyükşehir ilçelerinde faaliyet gösteren işletmelerin en az iki elektrikli veya hibrit aracı filosunda bulundurması, bunlardan en az birinin de Türkiye’de üretilmiş olması gerekecek. Ana hükümlerin 1 Ocak 2027’de uygulanması planlanıyor.

Zorunluluk herkesi aynı şekilde kapsamıyor

Başlıktaki ‘elektrikli araç zorunluluğu’ ifadesi tek başına okunduğunda bütün kiralama filosunun elektrikliye döneceği düşünülebilir. Düzenleme bundan daha sınırlı. Şart, yönetmelikte tanımlanan belirli ölçek ve konumdaki kiralama işletmelerine uygulanıyor; istenen minimum sayı iki elektrikli veya hibrit araç.

İkinci koşul ise otomotiv sanayisi açısından daha ilginç: bu iki araçtan en az birinin Türkiye’de üretilmiş olması gerekiyor. Böylece düzenleme yalnızca emisyon veya elektrifikasyon hedefi taşımıyor, yerli üretimi de filo talebi üzerinden desteklemeye çalışıyor.

Elektrikli otomobillere kilometrede ayrı eşik

Yeni kurallarda kiralamaya konu araçların yaşı ve kilometresi de sınırlandırılıyor. Altı yaşını doldurmuş araçların filoda kullanılması mümkün olmayacak. Benzinli ve dizel otomobiller için 180 bin km sınırı uygulanırken elektrikli otomobillerde bu eşik 300 bin km’ye çıkıyor.

Bu fark küçük bir teknik ayrıntı değil. Elektrikli otomobillerin kiralama filolarında daha uzun kilometre boyunca kullanılabilmesine izin verilmesi, işletmelerin toplam sahip olma maliyeti hesabını değiştirebilir. Öte yandan batarya sağlığı, ikinci el değeri ve hızlı şarj kullanım yoğunluğu gibi başlıklar filo şirketleri için daha görünür hale gelecek.

Kiralama şirketleri neden EV dönüşümünde önemli?

Bireysel kullanıcı elektrikli otomobili birkaç yılda bir satın alıyor. Kiralama şirketleri ise yüzlerce hatta binlerce aracı aynı satın alma kararı içinde filoya ekleyebiliyor. Bu nedenle küçük görünen bir minimum kota bile özellikle büyük şehirlerde elektrikli otomobillerin daha fazla kullanıcı tarafından deneyimlenmesini sağlayabilir.

Kiralık otomobil, birçok sürücü için elektrikli araçla ilk uzun süreli temas noktası olabilir. Şarj altyapısı iyi yönetilirse bu bir tanıtım kanalına dönüşür; kötü yönetilirse tam tersine menzil ve şarj konusunda olumsuz ilk deneyim yaratabilir. Yönetmeliğin sahadaki başarısı biraz da filo şirketlerinin yalnızca otomobil satın alıp almamasına değil, şarj operasyonunu nasıl kuracağına bağlı.

Yerli üretim şartında hangi otomobiller öne çıkabilir?

Yönetmeliğin yerli üretim maddesi 2027’ye giderken ayrıca takip edilmeli. Türkiye’de elektrikli otomobil üretimi artık yalnızca Togg ile sınırlı değil; Hyundai IONIQ 3’ün İzmit’te seri üretime başlaması seçenekleri genişletiyor. 2027’ye kadar yeni yerli elektrikli veya hibrit modellerin devreye girmesi de mümkün.

Bu durum filo satışlarında ayrı bir rekabet alanı yaratabilir. Bir modelin perakende fiyatı kadar filo indirimi, servis ağı, şarj anlaşmaları ve ikinci el geri alım koşulları da kiralama şirketlerinin tercihinde belirleyici olacaktır.

1 Ocak 2027’ye kadar neyi takip etmek gerekiyor?

Yönetmelik yayımlanmış olsa da sektörün uygulamaya hazırlanması için zaman var. Önümüzdeki aylarda şirketlerin filo yenileme kararları, yerli üreticilerin kurumsal satış paketleri ve kiralama noktalarındaki şarj altyapısı daha anlamlı göstergeler olacak.

Elektrikli araç tarafında asıl soru ‘iki araç alındı mı?’ değil. Zorunluluğun birkaç sembolik otomobille sınırlı kalıp kalmayacağı veya filo şirketlerini daha geniş bir elektrikli dönüşüme itip itmeyeceği 2027 satış verilerinde görülebilir.